Öne Çıkanlar Hasan Kabze mehmet cemioğlu izmir Bekir Bozdağ Beşiktaş

Bu haber kez okundu.

Eğitim Politikasındaki Yanlışlar Daha Mutsuz Bir Gençlik

Eğitim politikalarının sürekli değiştiği ve her sene yeni bir projenin gerçekleştirilmeye çalışıldığı ülkemizde, çoğu yenilik gerekli planlama yapılmada doğrudan yerleştirilmek istendiği için genellikle başarısızlığa mahkum oluyor. Yurt dışında özellikle gelişmiş ülkelerin eğitim politikalarına baktığımızda, beş senelik bir programlamanın yapıldığını, önceden çeşitli testlerle, araştırmalarla yapılacak değişikliklere zemin hazırlandığını görüyoruz. Eğitim sistemimizin en eksik yönü hangisidir derseniz bunca seçenek arasında en önemlisini bulmak bir hali zor olabilir. Ama düşünüldüğünde öğrencileri bir yarış atı mantığıyla çalıştırıp, koşturup özgüven eksikliğine neden olan sınav sistemi önemli yanlışlıklardan birisi olarak gösterilebilir.

Daha okula yeni başlayan bir çocuk ilk olarak yarışma, daha iyi olma, diğer kişileri geçme güdüleri ile tanışıp kendisini zorlu bir maratonun içinde buluyor. Bütün bunlar velilerin daima daha iyisini isteyen bitmek tükenmek bilmeyen hırsı ile birleştiğinde ortaya ya hiç kimseyi takmayan ve acımasız ya da özgüveni düşük, kararsız ve sorunlu bir gençlik çıkıyor. Yine her şeyin sınavlara bağlı olarak belirlenmesi, bir üst sınıfa geçmek daha iyi bir okulda öğrenim görmek için birkaç saate sıkıştırılan sınavlara girme zorunluluğu stres, sıkıntı ve değersizlik hislerinin oluşmasına zemin hazırlanıyor.

Matematik, fen gibi branşlara verilen değeri çocukların kişilik ve karakter gelişimini birebir etkileyen resim, müzik, sanat gibi alanlara vermiyor, çocuğumuzun değerini bilimsel derslerdeki başarısı yönünden belirliyor onların kültürel anlamdaki zekası çoğu kere göz ardı ediliyor. Sınavlardaki başarı tüm bir hayatı etkilerken başarısızlık ise çocuğa hayat boyu sürecek bir yaftanın yapıştırılmasına sebep oluyor. Bu sayede belki de işlendiğinde değerli bir elmas gibi parlayacak çocuklarımız bu koşuşturma, sınav stresi, büyük beklentiler içinde kaybolmaya mahkum oluyor. Peki, bu durumu düzeltmek için neler yapılmalı? Öncelikle daha esnek bir eğitim müfredatının, çocukların farklı özelliklerini ortaya çıkaracak ders seçimlerinin yapılması gerekiyor. Sınavların birkaç saate sıkıştırılmak yerine, doğru bir düzenleme ile daha fazla zaman yayılması, yine çocukların kişilik gelişimleri ve yeteneklerine göre alanlara yönlendirilmesi daha verimli bir ülke haline gelmemize yardımcı olabilir. Çocuklarını illaki doktor olmasını isteyen veliler aslında onlardaki gizli yetenekleri ve istekleri umursamayıp onları bir ömür mutsuzluğa da sürüklemiş oluyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.