22 Ekim 2014 Çarşamba

KEMENÇE

23 Kasım 2010, 19:20
Bu makale 1249 kez okundu
KEMENÇE
Seyfullah ÇİÇEK

Seyfullah ÇİÇEK

 

 

 

     Hani bir söz vardır, "Zurnada peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtına" diye.

     Oysa 'kemençe' öyle mi'

     Eğer usta ellerde ise'

     Değil peşrev; uzun hava, kırık hava, senfoni, zeybek... Hangi gaydayı isterseniz çalar.

     Nitekim geçmişte; Göreleli Tuzcuoğlu M.Ali, Kodalakoğlu Karaman Halil Ağa ve Picoğlu Osman; Rizeli Sadık; Maçkalı Hasan Tunç ve Ferhat Özyakupoğlu (ki, bu son ikisini 1960 ve 70'li yıllarda radyolardan dinleme fırsatını bulduğum için kendimi şanslı sayıyorum) gibi virtüözlerin maharetli ellerinde bülbül gibi şakıyan o sihirli alet'

     Günümüzde de Göreleli M.Sırrı Öztürk, Katip Şadi, Sami Günay, Mehmet Maksutoğlu; Çaykaralı Yusuf Cemal Keskin gibi ustaların ellerinde değerini korumaya devam ediyor.

     'Baki kalan bu kubbede hoş sedalar' bırakarak ebedi aleme göç eden üstatlara rahmet, onların izinden gidip kemençenin prestijini üst seviyelerde tutan yaşayan efsanelere de uzun ömürler diliyorum.

     İyi ki varmışlar, iyi ki de varlar!

     Peşten gelen gençler de var, ama''Ama'sına sonra geleceğim.

                              ***

     Küçüklere sorulan klasik sorulardan biridir: 'Büyüyünce ne olacaksın''

     Çöğürden kemençe yapıp, zamanın kemençe üstatlarını taklit etmeye çalıştığımız o masum çocukluk yıllarımızda bu soruya biz; 'Kemençeci' diye cevap verirdik.

     Gerçi kemençeci olamadık ama, 'Kemençenin Ordinaryüsü Picoğlu Osman'ın hayatını kitaplaştırmak nasip oldu, bize.

                              ***

     Bugünkü köşemizde niçin bu konuyu işlediğimize gelince'

     Efendim, dostlarımız sağ olsun. Facebook'da günümüzün iki büyük ustasının birer videosunu paylaşmışlar, bizimle.

     'Tuzcuoğlu horonu' malum, senfoniyi andırır. Öyle her usta da çalamaz, bunu.

     Bu horon havasının günümüzdeki ustası, M.Sırrı Öztürk'tür.

     Kendisinden defalarca dinlediğimiz halde doyamadığımız bu havayı, TRT çekimi bir videodan bir kere daha dinledik, dostlarımız sayesinde.

     Bir diğer videodaki usta da Sami Günay'dı. Ondan da ünlü zeybek havası 'Çökertme'yi dinleyinc, bu satırları yazmak vacip oldu.

     Bu iki büyük üstat, yaylarını öyle bir ustalıkla kullanıyorlar ki, hani deyim yerindeyse adeta konuşturuyorlar, kemençelerini.

                              ***

     Dedik ya, eğer ustasının elinde ise' 

     'Konyalım' da, 'Ankara'da yedim taze meyvayı' da, bir Sivas türküsü olan 'Yeşil ördek gibi daldım göllere' de rahatlıkla çalınır ve çalınıyor da,  bu sihirli aletle.

     Hatta Hüseyin Özdemir'in kemençesinden Göreleli Bestekâr Fethi Karamahmudoğlu'nun ölümsüz eseri 'Hiçbir şeyde gözüm yok' adlı Türk Sanat Müziği eserini bile hatasız dinleyebilirsiniz.

     Usta ellerde yerine göre keman, kabak kemane, viyola, rebap, yaylı tambur ve hatta yerine göre de parmakların ucuyla teknesine 'takırak  takırak' vurunca (bunun ustası Katip Şadi'dir)  'ritm saz' işlevini bile görür, kemençe.

                              ***

     'Ağız armonikası' olur da, 'el klavyesi' olmaz mı'

     Ufacık boyu, türlü türlü huyu olan bu andır gabyana, bir nevi 'el klavyesidir', deyim yerindeyse!

     Oysa bugün, her eline kemençe geçiren (bu işi gerçek ustalardan öğrenip, hakkıyla yapan iyi niyetli gençlerimizi tenzih ederim), hele hele bir de anonim ya da sahipli müziklerin üzerine saçma sapan sözler yazarak, 'söz ve müziği bana ait' diyen, iki lafı bir araya getirip konuşmaktan aciz bazı şaklabanlar'

     'Körler ve sağırlar, birbirlerini ağırlar' misali, bir o kanal, bir bu kanal Karadeniz'le ilgili TV ekranlarında arz-ı endam ediyorlar.

     Komik klipleri, magandaca jestleri ve mimikleri de cabası.

     Makam-usül ise hak getire!

                              ***

     Yukarıda adlarından bahsettiğim ustalar birer ekoldür.

     Yerleri kolay kolay dolmaz.

     Bunların haricinde kimleri beğendiğimi soracak olursanız'

     Zaman zaman bunlardan birkaçı pusulayı şaşırıp, arabeske kayıyor iseler de'

     Mehmet Maksutoğlu, Mehmet Gündoğdu, Mehmet Tarkan Yazıcıoğlu, Dursun Dereli, İbrahim Gülpınar, Mustafa Keskin, Hüseyin Çınar, Mahmut Uzunöner, Mustafa Kırcı, Kenan Aksu, İsmail Başkan' gibi birkaç ismi sayabilirim.

     Anımsayamadıklarım bir-iki isim daha olabilir.

     Soruyorum sizlere:

     Yeni jenerasyondan 'Giresun üstünde', 'Ağasarın balını', 'Çavuşlu', 'Lazutlar', 'Miralay ' 'Divane aşık gibi dolanırım yollarda', 'Gemiciler kalkalım', 'Çayeli'nden öteye'' Gibi sağlam söz ve müzikleri olan eserler dinleyebiliyor musunuz'

     Nerdeeee'...

     'Arabesk' denilen ucube, o canım Türk Sanat Musıkisi'ni yedi, bitirdi.

     Korkarım ki şimdi sıra 'Karadeniz Müziği'nde.

     Değerli dostlar!

     Kemençemizin ve müziğimizin daha fazla ayağa düşmesine fırsat vermeyelim, onları namusumuz gibi koruyalım.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Hangi Ülkenin Aracını Kullanıyorsunuz?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    E-GAZETE

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV