AK PARTİ KONGREMİZ VE HERKESE TEŞEKKÜRLER... Sedat PİR sedatpir@hotmail.com29 Aralık 2011 Perşembe 22:49
İktidar partilerinin kongreleri her zaman heyecanlı, mücadeleci ve yüksek katılımlara sahne olmuştur.Bu kongreleri sadece partililer izlemez ana muhalefet başta olmak üzere diğer siyasi partilere mensup kişiler, STK'larımız, Basınımızın değerli temsilcileri hatta diğer ilçelerden misafir katılımcılar da izlerler.
Ak Parti (4. olağan) Tirebolu kongreside böyle bir atmosferde başlamış ancak gelişmeler maalesef hayretle müşahede edilmiştir. Öncelikle Ak Parti genel merkezimizin "Tek Liste" önerisinin Tireboluya nasıl yanlı ve yanlış aktarıldığını ifade etmekte fayda vardır. Genel merkezin Hakça ve Adaletçe düşüncesinin "siyasi birliktelik anlamındaki" halisane niyetinin nasıl çarpıtıldığını "objektif yorumlam" anlamında herkesin bilmesi ve ona göre kanaat oluşturması gerekmektedir. Demokrasilerde seçimlere tek liste gidilecek diye kimsenin tavrı olamaz ve olmamaktadır. Tek listenin olduğu bir yerde seçim olmasının ne anlamı vardır ki? Delege mevcut yönetimden memnun değilse Tek listeli seçimde seçme hakkını nasıl kullanacaktır? Adı üzerinde "Seçim" kimler arasında yapılacaktır?
Dünyaya Adalet ve kardeşlik esaslı yönetim manifestosu yayınlayan, Bütün otoriter ve baskıcı rejimleri eleştiren bir Başbakanın kendi teşkilat yapısında "kendisi ile tezat duruma düşürülmesi" kimin haddine olabilir? Hükümetin alacağı kritik kararlar öncesi gazetecilerin sorularına "Arkadaşlarla istişare etmeden" bir açıklama yapmam diyecek kadar ince düşünen ve Partisinin yetkili organları ile her şeyi enine boyuna tartıştıktan sonra Konunun uzmanlarıyla hatta muhalefetin görüşlerinide katarak haraket eden bir liderin tavrına karşılık "şartlar gereği böyle olmalı" veya "Dar bir görüş açısıyla sonuç bu demek" kimin haddinedir? Bir düşünülür.. Milletvekillerini, Belediye başkanlarını seçerken "Teşkilatının görüşüne başvuran" en azından sonuçları tam uygulayamasa bile değerlendiren bir liderin yaklaşım tarzı nasıl anlaşılamaz?
Peki.. Ak Parti Genel merkezi tek liste diyerek acaba neyi amaçlamış ve hedeflemiştir? İşte bu soru iyi yorumlanır ve Sn. Başbakanın uygulamaları iyi irdelenirse bu tavsiye niteliğindeki önerinin nasıl sonuçlandırılması gerekir gerçeğide ortaya çıkacaktır. Elbetteki ortada analiz edilmesi gereken bir gerçek vardır. İşte bu gerçek Ak Parti'yi teşkilat seçimlerinde "Tek liste" üzerinde istişare, diyalog ve uzlaşı önceliğinde bir bütün olarak harakete geçirme çalışmasıdır. Sebebi nedir? bu çalışmanın diye soracak olursanız işte yine az önce bahsettiğim gerçek ortaya çıkmaktadır. O gerçekte "Genel seçimlerde %50 oy alan bir partinin Yerel seçimlerde niçin %39-40 aralığına düştüğü gerçeğidir. Türkiye ortalaması düşünüldüğünde ilçemizin hali daha da vahimdir. Ak parti genel seçimlerde ilçemizde %65 civarında oy alacak yerel seçime gelince %35 oy bile alamayacak bunu nasıl izah edeceksiniz? İşte bunun izahını ve çözümünü genel merkez kendi açısından bulmuştur. Nedir O.... bizce Genel Merkezin bulduğu çözüm: "Mükemmel istişareler, diyaloglar, kardeşlik ve hizmet odaklı bir birliktelikten çıkan uzlaşı, Teşkilatın kurucularından itibaren iyi planlanmış ve oyuna dahil edilmiş dinamikler ve mükemmel birlikteliğin oluşturduğu bir ekip ruhuyla herkesin kabullendiği ve partisini ikinci adresi görebileceği bir yönetim ve yönetim anlayışı".. İşte Genel Merkezin bütün uğraşı bizce bunun içindi ve başarı için bu şart çok önemliydi..
İl Yönetimi bu süreçte ne yaptı? Tirebolu yönetimi ne yaptı? Biz ne yaptık? Bunlarıda bilmekte fayda var. Maalesef sevgili dostlar hiç bir şey yapamadık. Sanki ölü toprağı varmış gibi her şey kendi akışına bırakıldı.. bırakıldı.. İlçe yönetiminden ve değerli arkadaşlarımızdan kimse partinin dinamiklerini bir araya getirerek tek liste değerlendirmesine girmediler. Mevcut yönetim dururken prti içidinamiklerin veya muhalefetin bunu dışarıdan yapması her halde düşünülemezdi. Delege seçimlerinin inanılmaz gizliliği ve yapılış şekli bu istişare ve uzlaşı ortamının oluşmayacağının sinyallerini vermişti. Tabi ki tirübündekilerde kendi aralarında çok ciddi olmasada nasıl? büyük bir birliktelik olurmu? olmazmı? Olursa nasıl olur? Olmazsa ne olur? diye hesap kitap ediliyordu. Mesele kimlerin yönetici olacağı asla değil herkesin birbirini nasıl kucaklayacağı ve kucaklaması gerekir gerçeğini tesis etmekti. Ancak beklenen veyahutta olacağı zannedilen toplantılar bir türlü olmadı. Ondan da vazgeçtik "kimse aday bile olamaz" sesleri yükselmeye başladı. Şaşırmıştık siyaset bu.. değip geçtik. Bu süreçlerde bazı siyasetçileri bilgilendirmeyide (il nezdinde) ihmal etmedik. Bırakın uzlaşıyı istişare kültürü dahi ortaya konulmuyorsa burası Tireboludur seçimi kazanmak veya kaybetmek bazen önemli olmaz DEMOKRASİ konuşur diye uyarılarda bulunduk.
Ortada bizce bir yanlışlık vardı. Bütünlükten ziyade ayrışmaya sürükleniyorduk. İl ve İlçe yönetimi de bu süreçde bizce beklenen hamleleri yapmıyor. Hatta il yönetimi bu ayrışma hızını bizce inanılmaz yanlışlıklarıyla daha da ateşliyordu. Talimat ve tebliğ metodu tam gaz uygulanıyor ve bizlerden net ve değişmeyeceğini ifade ettikleri fikirlerine tartışma ve öneri bile dillendirmeye gerek kalmaksızın uymalarını bekliyorlardı. Allah Allah ne yapmak lazımdı?.. Delege seçimi öncesinden itibaren başlayan tarafgir, ayrıştırıcı ve adamcılık kavramının esas alındığı uygulamalara emredersiniz mi diyecektik? Genel merkezin en halis duygularını farklı yöne çekme haraketlerine hiç ses çıkarmayacakmıydık? Ba-na-ne deyip geçmelimiydik? Korkup sus-pus mu olmalıydık? Yoksa seçime üç (3) gün kalmış rezil oluruz deyip savunduğumuz değerlerden sırf olabilecek siyasi ikbalimizi tehlikeye atıyoruz diye vazmı geçseydik?.. Biz vaz geçmedik.. Genel merkezin önerisini kendi eksenli uygulama ve uygulatma mantıklı siyaset tarzına kazanıp-kazanmama esası birinci öncelik olmadan bir duruş gösterdik ve İlçe başkanlığına çok daha sayabileceğimiz sebeblerle aday olduk. İyiki de olmuşuz..
Hiç bir kimsenin adamı olarak,gazına gelerek aday olmadık. Çok az bir zaman kala onlarca kişi ile istişare ettik. Saygı duyduğumuz kişi dahi olsa siyaset tarzına sıcak bakmadığımız kişilerle haraket etmedik. Kendi mecrasında ve tarzında akan bir nehir gibi yola çıktık. Siyaset tarzımızın örtüşmediği arkadaşlarımızda bizlerle beraber olmuş olabilirler. İnsanlar bizleri desteklerken herhalde niye bize oy atıyorsunuz diyecek halimiz de yoktur. Siyasetini ve siyasi duruşunu eleştirdiğimiz hiç kimseyi saygı duymak şartıyla yönetimimize yazmadık. Severiz sevmeyiz insanlara saygı duymayı hep ilke edindik ölünceye kadarda edineceğiz.
Nihayetinde kongre günü geldi çattı. Halkımız Tirebolu kapalı spor salonunda her şeyi çıplak gözleri ile gördü. T.B.M.M'de Terörist başı lehine açıklama yapılırken, Milletin kürsüsünde bardaklar parçalanırken adalet ve demokrasi adına yapılanlar televizyonlarda izlenirken; terörist başını kendilerine lider gibi gören zihniyete gösterilen müsamahanın 10/1 şahsıma ve yönetici arkadaşlarımıza ayrıca bizleri her türlü baskıya ve yönlendirmeye rağmen destekleyen seçmenlerimize, üyelerimize ve delegelerimize gösterilmemiştir.. Adı adalet olan ve "Demokrasi için özgürlükler" için partisi kapatma noktasına sürüklenmiş bir genel başkanın Adaleti, Demokrasiyi, Özgürlüğü katleden bu adamcılık esasından başka bir özelliği olmayan yöneticilerine ne demelidir?
Bizler hertürlü çirkefliğe, kağıt oyunlarına karşı; seyrettiğimiz gibi gözlemlediğimiz gibi yapılan bu antidemokratik yaklaşım karşısında, bu hazımsızlık ve tahammülsüzlük karşısında kongremizi ahlak ve demokrasi öncülüğünde hiçbir olumsuz gelişmeye fırsat vermeden misyonumuza ve siyasi edebimize yakışır bir şekilde bitirme cihetine gittik. Gayemizin koltuk merakı olmadığını bizlere yapılan her türlü olumsuz tavra rağmen partililik duruşumuzka gösterdik.Yaşananları halkımızın ve partililerimizin vicdanlarına havale ettik..
Her şeye rağmen Ak Parti Tirebolu 4. olağan kongresi bitmiştir. Sonucun İlçemize,partimize hayırlı olmasını Rabbimden temenni ediyorum. Seçilen yeni yönetime başarılar ve bol projeli günler diliyorum. Partimizin her zaman yanında olacağımızı bir defa daha ifade ederken..
Yapmış olduğu konuşmaları ve söylemleri ile bir seçimdeki "Adalet ve tarafsızlık" olgusunu ortadan kaldıran ve adeta katleden İl başkanı Sabri ÖZTÜRK'e teşekkür ediyorum.
Kongrede yapmış olduğu divan başkanlığı ile nezaketen dahi olsa bir ilçe başkanına konuşma fırsatı vermeyen Özgürlüğü kısıtlayan yaklaşım tarzıyla Sn. Başbakanımızın baş tacı yaptığı "Demokrasi" yi adeta yerlerde süründüren İl seçim işleri başkanı Zeki Çakır'a teşekkür ediyorum.
Olup bitenleri herkes hayretlik veren yanlışlıklar olarak yorumlarken kılını dahi kıpırdatmayan adeta "kendim için demokrasi" cümlesini haklı çıkartan Kültürüyle ve Demokratik duruşu ile öğündüğümüz Tirebolu'ya bizce yakışmayan bu gelişmelere sessiz kalan İlçe Başkanımız Ömer Hıdır'a teşekkür ediyorum.
Kadın ve Gençlik kolumuzun değerli başkanlarına ve üyelerine teşekkür ediyorum. Köy ve Mahalle teşkilatlarımıza, Oy atan atmayan bütün delegelerimize, Parti üyelerimize sonsuz teşekkür ediyorum. Hassaten... yaşanan antidemokratik uygulamalardan dolayı S.T.K'larımızdan, Muhtarlarımızdan, Basınımızın değerli temsilcilerinden ve misafir katılımcılardan şahsım ve ekibimiz adına özür diliyorum.
En kalbi duygularımla herkesi saygıyla selamlıyorum.
Dua ve muhabbetle..Vesselam.. Bu köşe yazısı toplam 1499 defa okunmuşturKöşe Yazısı Yorumları Yorum EkleYorumcuların soyadları DEMİRAL olmuş DEMİREL olmuş beni çok da ilgilendirmiyor.Herkes belli kurallar ve kaideler ölçüsünde özgürce yorum yapabilir.Ben katılsamda katılmasamda herkesin fikrine saygı duyuyorum. Zekeriya DEMİREL bey soyadının DEMİRAL yazılmasından şayet rahatsızsa hangi Zekeriya DEMİREL olduğunu açıkca ifade etsin kendide rahatsız olmasın başkalarıda kendi ifadesiyle ZAN\'da KALMASIN Sedat PİR - 2012-01-04 14:32:57eğer editörümüz uygun bulursa yazarın açıklamalarından sonra ilk iki yorumumun silinmesini rica ederim.teşekkür ederim zekeriya demirel - 2012-01-02 22:33:49öncelikle sedat beye eleştirilerime yinede saygı cerçevesinde cevap verdiği için teşekkür ederim.özelliklede teşekkür ederek başlamasına bende teşekkür ediyorum.en azından cevap yazması benim konuyu burda kapatmamı gerektirdi.ayrıca yorumumu demirel olarak yazdım bir yorum demiral olmuş.diğer yorumcu eleştirmiş.demirallarla ve demiral elektirikli hiç bir ilgim yoktur.soyadım demireldir zekeriya demirel - 2012-01-02 22:31:33Tüm Yorumlarları oku