İŞTE HAYAT Emine USTA emineusta@windowslive.com5 Ocak 2012 Perşembe 14:39
Hayat öyle bir şey ki bazen çok güzel anlamlı bazen de türlü zorluklarla dopdolu. Çoğo zaman türlü türlü engellerle mücadele etmek zorunda kalırız. Bu mücadele sırasında yürüdüğümüz yollumuzda kolaylıklarla, zorluklarla karşılaşırız. Öyle ki canımız yanar dermansız düşer yaşadıklarımıza şaşırır ve canımızdan bıkarız. Kimi zamanda sevinçlere mutluluklara karışırız. Kötü olan her şeyi birden unuturuz.
Aslında yaşadığımız her olay düşüncelerimizi geliştirir ve hayat tecrübemizi artırır. Edindiğimiz bu tecrübe sayesinde yol alabiliriz. An gelir keyif duyduğumuz anlarla karşılaşır yaşantımızdan memnunluk duyarız. Hatta kimi zaman aldığımız kararlarımızdan pişmanlıklar duyar, “neden yaptım” der, olacakla olmuşun çaresi varmış gibi kendi kendimizi yer dururuz. Oysa keşkelerin hiçbir zaman geri dönüşü olmuyor. Her zaman gerçekleştirmeyi istediğimiz, ulaşmak istediğimiz hedeflerimiz, bizi biz eden değerlerimiz ve hayallerimiz vardır. Bu hedeflere ulaşmak, hayattaki ömür yolumuzda tek yükümüzdür. Olumsuzluklarda, kederde, acılarda hayal kırıklıklarında bu yükümüz ağırlaşırken, mutluluklar, sevinçler, başarılar ağırlaşan yükümüzü daha hafif yapar. Bütün bu kavramlar çerçevesinde ruhumuzu hafifletmek için gerekenler şeyler ise hayatımızdaki her şeyin yolunda gitmesidir. Her alanda ki başarı ve iyi konumda olmak, kendimizi iyi hissetmemize yeterli olur. Duygusal yaşamımızda ise sevmek ve sevilmek duygusu bambaşka bir değer taşır. Çünkü insanın içini, gönül telini titreten tek değer sevgidir. Her şeyimiz olan, sevgi insanı insan yapan en önemli değerdir. Bir başka ayrıntıda yaşam koşullarımızın, ekonomik şartlarımızın iyi olması ruhumuzu hafifletirken, duygularımıza mutluluğu katmaktadır. Bu gibi değerlere ulaşabilmek için farkına varılması gereken tek şey, her şeyin yine bizlerin kendi elinde olduğudur. İnsan için bunun bilincinde olmak ve anlamak gerekiyor. Bunu anladığımızda hayatımızda olmasını istediğimiz ve ulaşmak istediğimiz şeylerin peşine düşebiliriz. Bu yolda zorluklarla, engellerle, önümüze çıkan her şeyle savaşarak sahip olabiliriz. Belki bunu yapmak çok kolay olmayabilir. Ama önemli olan şeyin zoru başarmak olduğunu unutmamak gerekiyor. Çükü zoru başararak elde edilen her değer çok daha kıymetli olur. Elde etmek istediğimiz şeylere ulaşmak çok kolay olsaydı istediğimizin değerini bilebilir miydik? Karşılaştığımız her zorlukta vazgeçmek yerine daha da üzerine gidip mücadeleye yeniden yeniden devam etmek gerekiyor. Yılmadan ve bıkmadan. Bunu da doğruluğun başarısı için savaşarak yapmalıyız. Edindiğimiz görev doğrultusunda anlamlı bir hayat sürerek, yaşamın farkına varabiliriz. Bunları yapabildiğimiz takdirde emin olun ki durdurulmamız mümkün değildir. Yeter ki karşımıza çıkan kapıları zamanında açabilmeyi, kapıları doğru seçmeyi ve fırsatları değerlendirmeyi iyi bilelim. Hayatımızda görülenler, yaşananlar önderliğinde, öğrenmeye, öğretmeye, başarmaya devam etmek de önemli esaslarımızdan biri olmalıdır. Buna inanarak yürek sesimizle çok şeyleri başarabiliriz.
Bu doğrultusunda ilerlediğimizde yaşam sürecimizde duraksadığımız limanlarda gördüklerimiz yaşadıklarımız bizi öyle mutlu eder ki yüzümüze tebessümler konar. Tıpkı; aşkın kalplerde güller açtırdığı gibi, çiçekler açarız. Hayat, insanları birleştiren ve ayıran bir değerdir. Ayırdığında yani bir şeyler bittiğinde o yaşananlar anı olarak kalır. Hayat ayırır ama her zaman iyi ya da kötü bir iz bırakır. Önemli olan iz bırakmaktan çok, hayatta güzel ve anlamlı izler bırakmaktır. Hayatımızda güzel ve anlamlı iz bırakan kimselerin olması, aldığımız nefesin değerini daha bir başka anlamlaştırır. Daha bir sıkı yapışırız yaşama? Gözlerimiz daha bir başka parlar. Yaşam gözümüzde daha da yüceleşir. Böyle iz bırakan kimseler yoksa hayatımızda mutluluk çiçeklerini de görürüz, canımızı acıtan hüzünleri de yaşarız. Kimi zaman ıssızlıklarda buluruz kendimizi. Korkular duyar o korkuyu yenmek için içimizden kendi kendimizi teselli etmeye çalışırız. Ya da eski fotoğraflara baktığımızda gerilere döner gözlerimiz dolar. Kimi zaman yıldızları seyrederiz gökyüzünde, onları izlerken her kayan yıldızda dilekler tutarız. Kimi zaman yağmuru seyrederiz pencerede, gök gürler, şimşekler çakar da arkasından bazen de yağmurda yürümenin keyfini duyarız. Sonra peşinden yine güneş doğar. İşte hayat böyle bir şeydir. Her şeyin yaşandığı ve her an her şeyin olabileceği muhtemeldir. Bütün bu çerçevede herşeye tebessümle cevap vermek çok önemlidir. Ne olursa olsun yüreğimizdeki sevgimizin gücüyle ayakta durmayı başarabiliriz… www.emineusta.tr.gg Bu köşe yazısı toplam 623 defa okunmuşturKöşe Yazısı Yorumları Yorum EkleBu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.