Yeni Tirebolu
Son Dakika
Yeni Tirebolu, Yeni Sahibini Arıyor Bulancak'ta OSB Sevinci Emre Toraman'a Sert Tepki GTSO'dan Demir Yolu Mektubu Aşırı Soğuklar Fındığı Etkilemedi Havaalanının Deniz Dolgusuna Başlandı Çanakçı’da Sütler Toplanıyor Görele'de Sokaklara Kum Döküldü Terör Mağdurları Hekim'i Seçti Giresun'da Doğaya Yem Bırakıldı
Prof.Dr.Turan KARADENİZ
 
KARADENİZ'DEN SELAM VAR
Prof.Dr.Turan KARADENİZ
turankaradeniz@hotmail.com
20 Mayıs 2011 Cuma 09:09
Facebook
Google
Twitter
Yazdır


Karadeniz'den selam var


Dağlar, hey gidi dağlar, başı yüce pare pare dağlar,
Eteklerinde bilmezsin, kimler ne diye ağlar,
Eriyince sırtların, coşar dereler, ırmaklar çağlar,
Fırtına'sıyla, Harşit'iyle, Melet'iyle.

Mayıs geldi, dağlar yeşerdi, yaylacılar şimdi düşer yollara,
Eymür, Çakıllı yatak, Garigen geçilir, varılır Tepealana,
Çadırlar kurulur, öylece uzanılır ot yatağına,
Parkasıyla, ceketiyle, çorabıyla.

Güneş doğmadan yola çıkılır,
Kuşluk vakti Bakacak'ta mola verilir,
Akşamüstü Yaylalıya, Yürümez'e varılır,
Yağmuruyla, dolusuyla, sisiyle.

Bir türkü gelir akla,
'Kar mı yağmış yüce dağlar başına,
Merhamet eylemez gözlerimin yaşına',
'''''
Hasretim Giresun'a, Kümbet'e, Bektaş'a,
Yeşiliyle, deniziyle, mavisiyle.

Bu dağlara alın teri dökülür,
Yamacında karı, buzu, seli görülür,
Tavındayken toprakları derin derin sürülür,
Beliyle, pulluğu ile, sabanıyla.

Mısır ekmeği yoğurda doğranıp da yenilir,
Turşusu, pekmezi ne de güzel sevilir,
Ağustos gelince fındıkları derilir,
Uzun havalarla, yanık yanık türkülerle.

Kara lastiktir giydiği ayakkabısı,
Damlarına çivilenir patarı hartaması,
Lüks idi, gazlı idare lambası,
Fitiliyle, kokusuyla, isiyle.

Dolu yedim, güneşlendim yaylasında, dağında,
LDL olur mu hiç kekik yiyen koyun yağında,
Yürüdüm, koştum, deresinde, yamacında, bağında,
Elimde bir dilim ekmek, yalın ayak, yalın ayak.

Unutulmaya yüz tuttu artık başlık parası,
Kara ateşte pişen pancar çorbası,
İlla ki fasulyenin fırın kurusu,
Isırganıyla, Mendeği ile, tirmidiyle.

Samaksa şimdi bilinmez oldu,
Pezik, Galdirik, Çalı çilekleri bir bir soldu,
Hamsi tuzlaması, taflan turşusu, çökelikler ne oldu'
Kiraz turşusu, gücükdene, sakarcası, hoşkranıyla.

Nasırlıdır eli Fatma ninenin,
Hep goncadır gülleri, açsa da sinemin,
Onurudur Karadenizli, bilenin,
Tarihiyle,  destanıyla, şanıyla.

9 Mayıs 2011
Prof.Dr.Turan KARADENİZ
Bu köşe yazısı toplam 855 defa okunmuştur
Köşe Yazısı Yorumları
Yorum Ekle
Ağzına yüreğine sağlık Turan hoca ne güzelde anlatmışsın bizim oraları. Ben bunların çoğunu yaşadım kendimi şanslı hissediyorum ve zaman buldukçada yaşamaya çalışıyorum. Selam memleketime,memleketimin masum insanlarına
SALİM ŞEKER - 2012-01-13 19:29:10
 
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Finans
İMKB 100
60104
USD ALIŞ
1.7590
USD SATIŞ
1.7710
EURO ALIŞ
2.2930
EURO SATIŞ
2.3100
POUND ALIŞ
2.7550
POUND SATIŞ
2.8000
ALTIN ALIŞ
97.0390
ALTIN SATIŞ
97.4780
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Haber Sitesi Kur