NEREMİZ DOĞRU Kİ?.. Ufuk KEKÜL ufukkekul28@hotmail.com26 Aralık 2011 Pazartesi 20:22
90 bin ila 154 bin arasında oy verdiği halde 3 dönemdir milletvekillerinden birisi yeterli bulunup bakan yapılmıyorsa,
2 yıla yakın süredir üniversitesi hukuka aykırı biçimde vekâletle yönetiliyorsa, son vekilin YÖK’ten atama kararı olmadığı halde orada oturmasını normal karşılıyorsa, Tıp Fakültesi olduğu halde hala hastanesini kuramamışsa, öğrencileri başka bir ilde okuyorsa, kadrosundaki öğretim üyeleri komşu ile ders vermeye gidiyorsa,
Üniversite ve ortaöğretim sınavlarında başarı oranı her yıl düşüyorsa,
İçinden ilin ismini taşıyan futbol takımını yönetecek adam çıkaramıyorsa, Karadeniz’in tek ışıklandırılmamış stadyumuna sahipse, 9 yılda11 kez vali değiştiriyorsa, her gelen gideni aratıyorsa, son gelene ise hizmet yapması için sınırsız imkan, projelerine destek sağlanmıyorsa, Zemin etüdü yapılmadan, hangi taş dalgalara daha dayanıklıdır diye araştırılmadan, dolduracak taş bulunmadan, temeli atılan havaalanına seviniyorsa, O havaalanının ismi olan Or-Gi’nin seks içerdiğini düşünüp ahlakımız bozulur diye başka isim arayışına girmişse, Limanı rafineri platformu inşaat alanı, kömür, halı saha, otopark gibi işler için kullanılıyorsa, SEKA gibi gözde bir kuruluşunun kapatılmasına, cuzi bir fiyatla peşkeş çekilmesine göz yummuşsa, 10 yılda 110 bin kişisini göçürmüşse, SEKA, EFİT, Kıyı emniyet müdürlüğü, Meteoroloji meslek lisesi, TMO depoları, Orman Ana Tamirhane, Petrol Ofisi Dolum Tesisleri, Kalkınma Bankası, Sunta, Adel Kalem, Başkan Gıda, Fatoğlu gibi fabrikaları kapanırken ‘ne oluyor’ diye sormamışsa, Bu kuruluşların kapanmasından dolayı yaklaşık olarak 12bin kişi işini kaybetmişse,
Yaklaşık 10 bin esnafı kepenk kapatmışsa,
Zemini kayan bir alana organize sanayi kurup 17 yıldır alt yapısını bitirememişse,
10 yıldır kaçmayan müteahhit bulup doğalgaz getirememişse,
TOKİ’nin ucuz konut yapmadığı tek ilse,
Fındığı ve FKB’yi bitiren, adları saltanat sürmekle anılan, mahkemede yolsuzluk zanlısı olarak yargılanan bir ekibin yerine başka birilerini bulamıyorsa, Yaya ve trafik güvenliği olmadığı için kenarlarından ceset toplanan bir yolu kabul etmişse, Derelerinin suyunu HES adı altında çalanlara gıkını çıkarmıyorsa, İnanılır, güvenilir, demokratik kitle örgütleri sayısını çoğaltamamışsa, Uyduda televizyonu yoksa, Birbirine benzer değil evlere, köylere giden, acaba ‘bugün ne yazdı’ diye merak edilen farklı bir gazete çıkaramamışsa, Haber kişilerinin cebine harçlık koyup, yanağından makas aldığı kişiler gazetecilik yapabiliyorsa, Siyasetteki kalite seviyesi düşükse, Ve saymakla bitmeyecek kadar çok şeyden yoksunsa ve hepsinden de önemlisi bir önderi yoksa...