Bu haber kez okundu.

Mahatma Gandhi Kimdir?

Çoğumuzun delicesine gitmek istediği Hindistan'da özgür ruh liderliği ile bizlere yol göstermiş, Bağımsızlık Harekatını kurmuş bir liderdi.  2 Ekim 1869 yılında dünyaya gözlerini açan Gandhi, Hindistan'da Porbandar bölgesinde ailesinin ona verdiği "Mohandas KaramçandGandhi" ismiyle yaşamına başlamıştı. Gelecekte insanlara yol gösteren bir lider olacağından habersizdi belkide. Şimdi hepimizin alışık olduğu fotoğrafına baktığımızda; yüzünde yer alan, insanın içini ısıtan gülümsemesi ile dünyayı iyiliğin kurtaracağına hepimizi inandırdı. İnancımız doğrultusunda özgürlüğü savunan, şiddet karşıtı felsefesini hepimize benimsetti. Özgür ruhlu insanlara yol gösterici bir kaynak olan Gandhi, Satyagraha felsefesinin öncüsü oldu. Bu felsefenin hedefi kötülüğe ve şiddete karşı durmak, iyiliği benimsemekti. Gandhi bu felsefe sayesinde Hindistan'a bağımsızlığı kazandırdı.

Adı uzun olmasına rağmen insanlar onu neden Mahatma Gandhi olarak tanıdı? Çünkü Mahatma kelimesi "yüce ruh" anlamı taşımaktadır. Hindistan halkı Gandhi'nin onlara yol gösterici bir ruh olduğuna inandıkları için ona bu adı vermişlerdi. Aynı zamanda çoğu Hindistanlı Gandhi'yi baba yani "bapu" olarak ta anmaktadır. Uluslarının babası olarak görülmüş, doğum günü de ulusal tatil olarak kabul edilmiştir.

Eğitim ve İş Hayatı

Mahatma Gandhi çok erken yaşlarda evlendirilmişti. 18 yaşında avukat olabilmek adına hukuk eğitimi için UniversityCollageLandon'a başlamıştı. Aldığı bu eğitim ile ilerleyen dönemlerde eşitlik ve özgürlük haklarının daha kuvvetli savunulmasına olanak sağlayacaktı. Bu yıllar içerisinde annesinden aldığı öğütler gereği hiç et yemiyor ve alkolden uzak duruyordu. Ancak sadece annesinin öğütlerinden yola çıkmayıp, kendi doğrulusunu bulmak adına çok fazla okuyordu. Bir çok yeni şeyler öğreniyordu.

Avukatlık eğitimini tamamladıktan sonra Gandhi, İngiltere ve Galler barosuna girdi. Daha sonra Hindistan'a dönerek mesleğini burada sürdürmeye başladı. Ama bu meslekte istediği başarıyı sağlayamadı ve bir lisede öğretmenlik yapmaya başladı. Öğretmenlikte de istediği huzuru ve başarıyı bulamayınca Rajkot'a dönerek arzuhalcilik yapmaya başladı. Bu işinde de bir Britanya subayı ile sorun yaşayan Mahatma Gandhi, bu işini de hüsranla sonlandırdı. Gandhi iş hayatında ne yazık ki huzurlu bir başarıyı yakalayamadı. Belki de asıl huzur ve onu tatmin edecek şeyler bunlar değildi.

Dönüm Noktası

Hayatındaki dönüm noktası Güney Afrika'da yolculuk esnasında Hintlilere yapılan zulüm sonrasında oldu. Yolculuk esnasında Pietermaritzburg'daki trenden atıldı. Yoluna at arabası ile devam etmesi gerekti fakat bu seferde Avrupalı bir yolcu için arabada yer açmaları gerekiyordu ve arabanın sürücüsüGandhi'nin Avrupalı yolcu için yer açmasını, onun tekerlek üzerinde yolculuk etmesini istedi.Mahatma Gandhi bu teklifi ret edince sürücü tarafından şiddete ve hakarete maruz kaldı. Gandhi bu ayrımcı tutumlardan dolayı ilk olarak Hindistan'daki oy kullanımına izin vermeyen yasalar ile savaştı. Bu savaşta başarı alamasa bile, Güney Afrika'da Hintlilerin yaşadığı sorunları duyurmuş oldu. 1894 yılında Güney Afrika'da yaşayan Hintlileri Netal Kongresi'ni kurarak bir araya topladı.

Özgürlük Mücadelesi

Hindistan'daki hükümet tarafından 1906 yılında Hint nüfusunu zorla kayıt altına alan bir yasa kabul edildi. Gandhi tabii ki bu yasa ile de mücadele etti.Bu mücadele esnasında aç kalma, kayıt evraklarını imha etme, kayıt olmayı reddetme gibi eylemler ile 7 yıl başkaldırdı. Olaylara dikkat edilirse bu başkaldırışta hiçbir şiddet unsuru bulunmamaktadır. Çünkü Gandhi'nin felsefesinde şiddetin her türlüsü yasaktır. Gandhi bu mücadeleleri sebebi ile kendisiyle birlikte hareket eden arkadaşlarıyla hapse dahi atılmıştır. Sadece hapis cezası ile kalmamış kırbaçlanma gibi şiddetli cezalara da maruz kalmıştır.

Cem Yüksekdağ’ın yazmış ve Nisan Yayınevi’nin yayınlamış olduğu MahatmaGandhi ve Hindistan Tarihi kitabında da anlatıldığı üzere, MahatmaGandhi pasif direniş ilkesinin bulucu değildir ancak mükemmel bir şekilde siyasi alanda uygulayan ilk kişidir. Pasif direniş kavramı Hindistan dini düşünce geçmişinde çok eskilere dayanmaktadır. Gandhi felsefesini ve dünyaya karşı düşünüşünü otobiyografisi olan "Doğrulukta Olan Deneyimlerimin Öyküsü" adlı eserinde şöyle ifade etmiştir:

"Uğrunda ölmeyi göze alamayacağım bir çok dava var ama uğrunda öldüreceğim hiçbir dava yoktur."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.